Overblog Suivre ce blog
Editer la page Administration Créer mon blog
/ / /

     Bu yazı, NT Hayat Gazetesi'inde çıktı, sayı 27, 17 ocak 2011.

 

Sevgili Nişantaşı,

        Sağ salim gittim geldim. Bu yolculukta gidişte yaşadıklarımı da sizlerle paylaşmak istiyorum. Batıl inançlarım fazla yoktur. Ama yinede şartlar beni zorlamasaydı 13 Kasım Cumartesi günü o uçakla yolculuk etmek istemezdim.

        photo 13O gün sabah erkenden havalimanının yolunu tuttum. Yolda, bilgisayarımdan print ettiğim, elektronik biletime bakınca numarasının 13 ile bittiğini ve uçuş numarasının 1813 olduğunu fark edince içim bir pır pır etti. Endişeli bir şekilde kontuara yanaşıp checking yaptırdığım hostes gözümün içine bakıp "Uçağa 213 numaralı kapıdan bineceksiniz"deyince düşüp bayıla yazdım. Çok sık kullandığım İstanbul-Nice uçuşunun alışılmış çıkış kapısı bu değildi. Her tarafımı korku sardı. 13 her yerde karşıma çıkıyordu. 

 

billet.jpg       

        Elimde biniş kartı robot gibi bir yürüyüşle pasaport kontrolüne doğru yollandım. Aklı başında bir insanımdır. Deli dolu hareketleri kendime pek yakıştırmam. Bir an kendimi ‘’Batıl inançlara kendini kaptıramazsın’’ diyerek kendime telkinlerde bulunurken buldum. Ama diğer taraftan New Age’ ci arkadaşımın devamlı söylediği bir cümle kulaklarımda çınlar oldu :’’ İşaretleri es geçmemek lazım’’. Beynimin mantıklı tarafı ‘’Bu saçmalıklara inanmayacaksın değil mi? diyerek bu endişeli halimle dalga geçiyordu. Fakat beynimin duygusal kısmı, Ya bu bir işaretse? Bana bu uçağa binmemem için gönderilen bir işaretse? Diye devamlı ikaz sinyalleri yolluyordu. Off,of, 21. yüzyılın başındayız. 18. yüzyılda Aydınlanma Çağı filozofları bu mantıksız saçmalıkların asılsız olduğuna, bizleri inandırmamış mıydı?

        Evet, ama düşüncelerimde savaş devam etti. Yardım için telefona sarıldım. En güvendiğm insanı aradım.

" Alo her yerde karşıma 13 çıkıyor çok endişeliyim, uçağa binmesem...

-  Saçmalama diye kahkaha attı,  ama o kadar huzursuz olduysan hadi dön’’ diye ilave etti.

        Kan ter içinde uçağa bindim.  Havalandık. Beynim etrafta oluşacak en ufak bir olağanüstü sesi ve olayı algılamak üzere kurulmuş vaziyette. Tekerlekler iyi kapandı mı acaba? Motorlar fazla zorlamıyor mu? Hosteslere bakıyorum. Güleç yüzlü ve rahatlar. Onlar benden daha çabuk hissederler gürültülerde bir gariplik olsa.

 

STP64571.JPG

 

 

        Yinede korkunç şeyler düşünmekten kendimi alamıyorum. Eşyalarımı düzenli mi bırakmıştım? Sevdiklerimi dolu dolu kucaklamış mıydım? Cenaze merasimim gözlerimin önünden geçiyor. Birden bu işaretlere inanmayan dalga geçer gibi el kol hareketleri yaparak düşecek bir uçağa binen birinin hikâyesi aklıma geliyor.

 

STP64572.JPG

        Yemek öncesi bir votka tonik beni rahatlatıyor. Pencereden bulutları seyrediyorum. Yinede beynimin bir kenarında o ufak ses "dikkat daha gelmedik" diye beynimi kemirmeye devam ediyor.

        Uçak sonunda inişe geçti. Tekerlekler piste değdi. Yavaşladı. Durdu. Motor sesi kesildi. Bende bu seferde değilmiş diyerek derin bir nefes aldım.

        Bunların hepsi bir rakam için yaşanmıştı.

        Size daha önce dediğim gibi batıl inançlarım yoktur ama o gün Cumartesi yerine     Cuma olsaydı ne yapardım bilemiyorum.

        Hepinize batıl inançsız günler diliyorum sevgili Nişantaşılılar.

 

STP64575.JPGKitaplarım : link

Partager cette page

Repost 0
Published by

Présentation

  • : Gisèle Durero-Koseoglu, écrivaine d’Istanbul
  • Gisèle Durero-Koseoglu, écrivaine d’Istanbul
  • : Bienvenue sur le blog de Gisèle, écrivaine vivant à Istanbul. Complément du site www.giseleistanbul.com, ce blog est destiné à faire partager, par des articles, reportages, extraits de romans ou autres types de textes, mon amour de la ville d’Istanbul, de la Turquie ou d'ailleurs...
  • Contact

Gisèle Durero-Koseoglu Blog 1

  • Gisèle Durero-Koseoglu Blog 2
  • La Trilogie d'Istanbul : Fenêtres d’Istanbul, Grimoire d’Istanbul, Secrets d’Istanbul. La Sultane Mahpéri, Mes Istamboulines, Janus Istanbul (avec Erol Köseoglu).
Contributions : Un roman turc de Claude Farrère, Le Jardin fermé, Un Drame à Constantinople...
  • La Trilogie d'Istanbul : Fenêtres d’Istanbul, Grimoire d’Istanbul, Secrets d’Istanbul. La Sultane Mahpéri, Mes Istamboulines, Janus Istanbul (avec Erol Köseoglu). Contributions : Un roman turc de Claude Farrère, Le Jardin fermé, Un Drame à Constantinople...

Livres de Gisèle Durero-Köseoglu

2003 : La Trilogie d’Istanbul I,  Fenêtres d’Istanbul.

2006 : La Trilogie d’Istanbul II, Grimoire d’Istanbul.

2009 : La Trilogie d’Istanbul II, Secrets d’Istanbul.

2004 : La Sultane Mahpéri, Dynasties de Turquie médiévale I.

2010 : Mes Istamboulines, Récits, essais, nouvelles.

2012 : Janus Istanbul, pièce de théâtre musical, livre et CD d’Erol Köseoglu.

2013 : Gisèle Durero-Köseoglu présente un roman turc de Claude Farrère,  L’Homme qui assassina, roman de Farrère et analyse.

2015 : Parution février: Sultane Gurdju Soleil du Lion, Dynasties de Turquie médiévale II.

 

 

 

Recherche

Pages + Türkçe Sayfaları